Bir Gül
 
Soğuktan elleri kıpkırmızı olmuştu.Tanrının yarattığı tüm sokaklar Noelin neşesiyle süslenmiş,ışıklandırılmış ve renkli balonlarla tatlı bir hal almıştı.Evlerinin içerisinde saat on iki’yi bekleyen insanların dışında dışarıda sadece bu süslere bakıp yeni yılın da onlara hiçbir değişiklik getirmeyeceğini düşünen yoksullar vardı.Sadece zenginlerin düzenlerine ayak uydurmaya çalışıyorlardı.Yazın güneşin kavurucu sıcağından,kışın ise minik kar taneleriyle savaşmaktan bitkin düşen yaşlı yoksullar kendilerini bu dünyadan göç etmeye hazırlıyorlardı.Kırmızı ellerini yırtık cebinden çıkararak zorlukla yürümeye başladı Struçkov.Ceplerinde beş kuruş bile yoktu.”Akulina,yeni yılın hatrına bir içki mi yoksa sadece sıcak bir su mu istersin?”
Akulina eğdiği başını kaldırıp buruşmuş suratıyla kocasına sert bir bakış attı.Bu haldeyken bile bir şişe içkiden bahsetmesine inanamıyordu.Struçkov ağır bedeniyle sokağın kenarından yürüyerek gördüğü ilk markete attı kendisini.Bir su şişesini kaptığı gibi koşturmaya başladı.Sonunda bedeni yorulunca büyük bir çöp kutusunun arkasına sığındı.Peşinden koşturan market sahibi”Ah şu yoksullar.Bir şişe için ne zahmetlere giriyorlar”diyerek durdu.Yanındaki arkadaşı da buna cevaben”Oysa sadece bir rublecik”diyerek gülmeye başladı.Bu sırada suyun tamamını bitirmişti Struçkov.Nefes nefeseydi.Sokakta bekleyen karısı için yine hiçbir şey yapamamıştı.Parasız ,evsiz ve sanki yapayanlızdı artık.
 
———
 
 
“Sevgilim ben geldim”Kapıyı açtığı gibi kadın üstüne atladı. “Çok özledim seni Antono!” “Ben de seni sevgilim.” “İş seyahatin nasıldı?Noele kadar yetişemezsin diye düşünmüştüm.” Kaşlarını çattı Antono “Acaba ben sevgilimi noelde yalnız bırakır mıyım?”yutkundu.”Dur biraz sana çok özel bir hediyem var.” Anastasia gözlerine kocaman açtı.”Bana hediye mi aldın? Oysa bu ayki borcunu ödememişken…” Antono elini ceketinin cebine götürdü ve siyah minik bir kutu çıkarttı.”Sana inanamıyorum bunu benim için mi aldın?” “Ah hayır kendime tek taş yüzük almaya kara vermiştim ” gülüştüler.Dudakları bir araya geldi.Noele girmeden önce bir yılı da güzel bitirmişlerdi.Tam o sırada kapı çaldı.”Ben açarım Anastasia!
Antono kapıyı açtı.”Merhaba,ben Memur Victor.Siz bayım, pırlanta bir yüzük çalmaktan tutuklusunuz.” Anastasia duyduklarına şaşırmış bir ifadeyle bakıyordu.Antono’nun suratına bir tokat geçirdi.”Bunu nasıl yaparsın aşağalık herif, buna değer miydi?” “Ben,ben sadece seni mutlu etmek-” “Bay Antono lütfen dışarı çıkın!” Polis memurunun bu sert sözlerine karşı güçsüz düşmüştü.Hızla dışarı çıktı.Aşkını bile mutlu etmeyi biraz olsun başaramamıştı.
——
2 Hafta sonra
 
Anastasia elindeki poşetlerle birlikte evine doğru yürüyordu.Tam o sırada elini bir adam kavradı ve Anastasia büyük bir çığlık attı.Başını eğmiş bir şekilde yolun kenarında oturan adam Anastasia’ya baktı.Anastasia nın gözünden bir damla yaş süzüldü.İki hafta önce kapıdan şık paltosuyla giren adam şimdi ağzı kokuşmuş bir halde sevdiği kadına bakıyordu.Elini sertçe geri çekti ve göz yaşlarını silerek hızla yürümeye devam etti.Antono yoksuldu.Parasızdı.Cezasından kurtulmak için elinde ne varsa vermişti belli ki.Cebinde sadece bir rublesi vardı .Onu da Anastasia ‘ya bir gül almak için kullanmıştı.Aldığı gül, Anastasia’nın kapısının önünde bekliyordu.”Umarım onu görür.” diye düşündü Antono.Sokaktaki tüm insanlar ona bakıyordu.Eski yakışıklı komşuları şimdi sefillikle kaldırımın kenarında gelen geçene bakıyordu.Sevdiği kadından başkası yoktu.Ailesini yıllardır görmüyordu.Anastasia ile evlenmek için kaçmışlardı.O zamandan beri suratlarını dahi görmemişti.
——
 
Hava kararmaya başladığında soğuk havadan üşüyen bedeni için kuytu bir köşe aramaya başladı Antono.Sokakta başıboş gezerken bir anda bir adamın bacağına takılarak yere düştü.”Ne yapıyorsun sen be!?” Yaşlı adam kafasını kaldırdı.Antono adamın suratına bir süre baktı.”Se se sen…baba!” “Antono!” Yerden kalktığı gibi babasının kollarına yapıştı.Öyle sıkı sarılıyordu ki kocasının kime sarıldığını merak edince onlara doğru yaklaştı karısı Akulina.”Struçkov bu da kim?” Antono suratını çevirdi.Kadın gözyaşlarını tutamayarak ağlamaya başladı.”Oğlum!” Antona annesinin elini tutarak“Ama siz nasıl bu hale geldiniz anne ?Baba?” dedi usul sesiyle.“İflas ettik oğlum ,varımız yoğumuz gitti. Sadece biz varız.Sadece birbirimizi biliyoruz şu koca dünyada.Her şey gücümüzün yettiği kadar oluyor ancak. Se gittiğinden beri kendimizi toparlayamadık.Neden bize haber vermedin Antono?”annesi konuşurken sesi titriyordu.”Korktum anne.Sevdiğim kadını elimden kaçırmaktan onu yine kaybetmekten…” Bir kez daha sarıldı annesine sıkıca.”Sen nasıl bu hale gelebildin oğlum?”Sevdiğim kadını kaybettim anne.Kaderimde varmış meğer sizden ayrılsam da ayrılmasam da kaybedecekmişim onu,ancak tek bir şey kutarabilir bizi bu hayattan.Anastasia’nın kapısının önüne bir gül koydum.Eğer gerçekten sevdiyse beni,tüm dünyada güller açacak.İnanıyorum.”
Bir cevap yazın