1,2

Orada olduğunu biliyordu. Derinlerde aramasına bile gerek yoktu. Onun hakkında bir şey bilmiyor sadece var oluşuyla içine huzurdan serpiştiriyordu. Acı veren bu his onu bitirirken nasıl onu memnuniyetle karşıladığını kendi dahil bilmiyordu. Yüzündeki bu gülümseme, kalbindeki pırpırlanma. Bunun ne olduğunu biliyor olmasına ve ona alışmaya çalışmasına hayret ediyordu.

3,4

Ona baktığında dünyası değişiyordu. Karanlıktan oluştuğunu düşündüğü evrende yeşermeye başlayan yeni, ismini bilmeye hiçbir zaman tenezzül etmediği şeyleri görebiliyordu. Gözlerine çektiği siyah perde birden iniyor, sahnenin kısık ışığı parıldıyor ve baş oyuncuya doğru ilerliyordu.

5,6

Mantığıyla ilerlettiği hayatındaki her şey allak bullak oluyordu. Mantık arkaya çekilirken duyguları ağır basıyor, söylemekten çekinse bile gözleri bile doluyordu. Reddettiği şeye bakarken kendiyle gurur duyuyordu. Onu fark edebildiği için değil, onu şu zamana kadar fark etmeyi ustaca reddettiği için. Kendini zorlamamıştı bile!

7,8

İyice gerilmiş bedeni çözülmek için can atıyordu. Göz bebekleri eski normal hallerine dönmek için sahibine yalvarıyordu. Göğüs kafesi kalbin baskısıyla acı çekiyor fakat zorla dayanıyordu. Bunu bilmesine rağmen inadını sürdürüyor ve olduğu yerde duruyordu.

9,10

Derin duygu olan Aşk, Umutla beraber kazanmıştı. Şu zamana kadar içinde bir sürü şeyi biriktirmiş olan genç bu sefer mantığını bir kenara koymuştu. Acı çektiren iki duyguyla beraber adımlar attı. Uzun sarı saçları olan kadının yanına ulaştı ve gayet dostane bir sesle, içerisindeki heyecanı belli etmemek için ayrı bir gayret göstererek ”Merhaba,” dedi. Görmeyi beklediği güzel gözlerse ilk fakat son olmayacak bir şekilde ona döndü.

One Reply to “Birden O’na”
  1. Çok yeteneklisin. Harika bir yazı olmuş.

Bir cevap yazın